İçeriğe geç

Valiye kim emir verebilir ?

“Valiye kim emir verebilir” konusu son dönemde oldukça merak ediliyor. Biz de sizler için detaylı bir içerik hazırladık.

Valiye Kim Emir Verebilir? Kayseri’de İçimde Kalan O Gün

Sabahın Soğukluğu ve İçimde Biriken Soru

Kayseri’de sabahlar hep biraz serttir. Hava ne kadar güneşli olursa olsun, insanın içine işleyen bir serinlik vardır. O sabah da öyleydi. Defterimi çantama koyarken elim biraz titriyordu. 25 yaşındayım ve hâlâ bazı günler neden bu kadar hassas olduğumu anlayamıyorum. Belki de fazla düşünüyorum, belki de herkesin görmezden geldiği şeyleri içime atıyorum.

Otobüs durağına yürürken aklımda tek bir şey dönüyordu: “Valiye kim emir verebilir?”

Bunu ilk kez o gün duymadım aslında. Ama ilk kez bu kadar derin hissettim. Sanki basit bir soru değil de, içimde yıllardır biriken adaletsizliğin kapağı açılmış gibi.

Durağın köşesinde simit satan yaşlı amca her zamanki gibi sessizdi. Simit kokusu, sabahın soğuğu ve insanların yüzlerindeki yorgunluk… Hepsi birbirine karışmıştı. Kayseri’de sabahlar böyle olur; kimse yüksek sesle konuşmaz ama herkesin içinde bir şeyler bağırır.

Valilik Binasının Önünde Kalabalık

O gün iş için şehir merkezine gitmem gerekiyordu. Basit bir evrak işi. Normalde çok da önemsemezdim ama o sabah kalabalığı görünce içimden bir şey koptu.

Valilik binasının önünde insanlar toplanmıştı. Kimisi elinde dosyalarla bekliyordu, kimisi sessizce yere bakıyordu. Bazılarının yüzü öfkeliydi ama o öfke bağırarak değil, susarak kendini gösteriyordu.

Ben de kalabalığın içine karıştım. Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.

Yanımdaki orta yaşlı bir adam kendi kendine söyleniyordu:

“Yıllardır aynı evrak, aynı bekleyiş… Bir imza için bu kadar uğraşılır mı?”

O an içimde bir şey kıpırdadı. Çünkü o cümlede sadece onun değil, benim de hayatım vardı.

Tam o sırada bir genç kadın elindeki dosyayı kaldırdı ve yüksek sesle değil ama net bir şekilde sordu:

“Valiye kim emir verebilir?”

Herkes bir an sustu. Sanki o soru havada asılı kaldı ve yere düşmedi.

İçimde Kırılan Bir Şey

O soruyu duyduğum anda içimden geçenleri tarif etmem zor. Çünkü bu sadece bir merak değildi. Bir isyandı. Bir çaresizlikti. Bir “neden bu kadar zor?” sorusuydu.

Ben de kendi kendime tekrar ettim:

Valiye kim emir verebilir?

Bu soru basit görünüyordu ama içinde koca bir sistemin ağırlığı vardı. Ben o an kendimi küçücük hissettim. Sanki herkes bir yere bağlıydı, bir düzenin parçasıydı ama ben o düzenin neresinde olduğumu bile bilmiyordum.

Defterimi açıp yazmak istedim ama kalemim gitmedi. İlk defa kelimeler bana direniyordu.

Kalabalığın Sessiz Çığlığı

Kalabalık büyümüştü. Kimse bağırmıyordu ama herkes konuşuyordu. Gözlerle, nefeslerle, ellerindeki dosyalarla…

Bir adamın elindeki kağıt rüzgârda uçacak gibi titriyordu. Onu tutuş şekli bile bir umudu anlatıyordu.

Yanımda duran biri fısıldadı:

“Buraya gelen herkes aynı şeyi soruyor aslında. Kim karar veriyor, kim onaylıyor, kim dur diyor…”

O an fark ettim ki mesele sadece bir makam değildi. Mesele, insanların kendini duyuramamasıydı.

Ve ben o kalabalığın içinde kendimi ilk kez bu kadar net hissettim: Ne tam dışarıdaydım ne de tamamen içindeydim. Sadece izliyordum ama izlemek bile ağır geliyordu.

Bir İmzanın Ağırlığı

Bir süre sonra bina kapısından bir görevli çıktı. İnsanlar bir anda ona yöneldi. Sorular yağmur gibi yağmaya başladı ama o sadece elindeki listeye bakıyordu.

“Bekleyin,” dedi. “Sırayla.”

O kelime, oradaki herkesin içinde aynı yere dokundu: beklemek.

Beklemek… Kayseri’de en iyi bilinen şey belki de buydu. Otobüs beklemek, iş beklemek, haber beklemek, çözüm beklemek…

Ama o gün beklemek kelimesi bana farklı geldi. Sanki zaman değil de hayat bekliyordu.

İçimden tekrar ettim:

Valiye kim emir verebilir?

Bu sefer soru daha ağırdı. Çünkü artık sadece bir merak değil, bir çaresizlikti.

Vali ve Görünmeyen Mesafe

Vali kelimesi hep uzakta bir yerlerde durur gibi gelirdi bana. Resmî, soğuk, erişilmez… Ama o gün anladım ki mesele kişi değil, mesafeydi.

O mesafe bazen bir bina kapısı kadar kısa, bazen bir imza kadar uzun oluyordu.

İnsanlar o mesafeyi aşmak için sabahın soğuğunda bekliyordu. Ellerinde dosyalarla, gözlerinde yorgunlukla…

Ben o an kendi hayatımı düşündüm. 25 yaşındaydım. Üniversite bitmişti, hayallerim vardı ama hepsi biraz yarım gibiydi. Sanki ben de bir şeylerin onayını bekliyordum.

İç Sesimle Yüzleşme

Kalabalığın içinde dururken iç sesim daha da yükseldi.

“Sen ne bekliyorsun?” dedi bana içimden biri.

Cevap veremedim.

Belki de ben de bir imza bekliyordum. Hayatımın bir yerinde birinin “tamam” demesini…

Ve bu düşünce beni korkuttu.

Çünkü fark ettim ki, sadece dışarıdaki insanlar değil, ben de aynı döngünün içindeydim.

Küçük Bir Diyalog, Büyük Bir Soru

Tam o sırada yanımdaki genç biri bana döndü. Gözleri yorgundu ama sesi netti:

“Gerçekten sence valiye kim emir verebilir?”

Bu soruyu ikinci kez duymak içimde bir şeyleri daha da derinleştirdi.

Düşündüm.

Devlet, yasa, düzen… Hepsi bir zincir gibi birbirine bağlıydı. Ama zincirin en tepesine ulaşmak kolay mıydı?

“Kimse,” dedim istemsizce. Ama bu bir cevap değil, bir kabullenişti.

O an kendi cevabımdan bile hoşlanmadım.

Günün Sonuna Doğru

Güneş biraz yükselmişti ama soğuk geçmemişti. Kalabalık dağılmıyordu. Herkes beklemeye devam ediyordu.

Ben ise yavaş yavaş oradan uzaklaştım. Adımlarım ağırdı.

Valilik binasına son kez baktım. O bina bana sadece bir yapı gibi gelmedi o an. İçinde umutların, bekleyişlerin ve soruların biriktiği bir yer gibiydi.

Ve içimdeki soru hâlâ oradaydı:

Valiye kim emir verebilir?

Ama artık bu soru daha farklıydı. Cevap arayan bir soru değil, insanı düşündüren bir aynaydı.

Defterime Düşen Son Cümle

Eve döndüğümde defterimi açtım. Uzun süre boş sayfaya baktım. Sonra sadece şunu yazdım:

“Bazı sorular cevap bulmak için değil, insanın kendini anlaması için sorulur.”

Kalemi bıraktım.

Ve o gün anladım ki, bazen bir soru insanın içindeki bütün düzeni değiştirir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://oteforum.com https://capacim.com.tr https://nevainsaat.com.tr Sitemap
hiltonbet güvenilir mi