Saça Bit Neden Girer? Kayseri’de, uzun bir yaz akşamında, sıcacık bir ortamda, pencereyi araladığımda içeriye gelen hafif esintinin ne kadar rahatlatıcı olduğunu hatırlıyorum. O an, hayatın ne kadar karmaşık olduğunun ve bazen beklenmedik şeylerin nasıl karşımıza çıkabileceğinin farkına varmamıştım. “Saça bit neden girer?” sorusunu, ben o akşam tam anlamıyla anladım. O günden önce, bitlerin basit birer parazit olduğuna inanırdım. Ama o gece, hayatımda ilk defa birine başkasının ne kadar “yakın” olduğunu hissettirebilecek kadar bir şeyin olduğunu fark ettim. Saçımda Bir Şey Var Her şey, biraz şaşkın bir şekilde saçımdan bir şeyin hareket ettiğini fark ettiğimde başladı. O anda, “Ne olabilir…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Diyalog: Edebiyatın Sesini Yükselten Bir Araç Edebiyat, kelimelerle şekillenen bir sanat formudur. Her cümle, bir düşüncenin, bir duygunun, hatta bazen bir toplumun yansıması olabilir. Ancak en güçlü anlatı tekniklerinden biri, yazarın karakterlerini konuşturduğu, aralarındaki çatışmaları ve ilişkileri dillendirdiği diyaloglardır. Diyalog, yalnızca bir anlatım aracı değil, aynı zamanda metnin özüdür. Karakterlerin seslerinin yankı bulduğu, okuyucunun iç dünyasında rezonans uyandıran, her kelimesinde bir anlam ve bir his barındıran bir evreni açar. Peki, diyalog nedir ve edebiyat bağlamında nasıl bir işlev üstlenir? Bu yazıda, diyalogların metinler arası ilişkilerdeki rolünü, farklı edebi türlerde nasıl şekillendiğini ve karakterlerin dünyasında nasıl bir dönüşüm sağladığını keşfedeceğiz. Kelimelerin…
Yorum BırakCarat Laboratories ve Güç İlişkileri: Gerçek Pırlanta mı, Sadece Bir Göstergesi mi? Toplumun yapısal dinamiklerine dair düşünürken, gücün, kurumların ve ideolojilerin arasındaki ilişkiler her zaman karmaşık bir ağ gibi karşımıza çıkar. Özellikle ekonomik ve ticari düzeyde, bu ilişkiler genellikle daha soyut, bazen de yanıltıcı olabilir. Pırlantalar ve değerli taşlar gibi objeler, sadece fiziksel değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel anlamlar taşır. Peki, Carat Laboratories’in sunduğu “gerçek pırlanta” mı, yoksa sadece bir algı yönetimi mi? Bunu anlamak için, iktidarın, kurumların ve ideolojilerin bu tür ticari markalar üzerindeki etkisini incelemek gerekebilir. Güç ve Meşruiyet: Carat Laboratories ve İktidar İlişkisi Siyaset biliminde, güç,…
Yorum BırakGözüm Yakını Görmüyor, Ne Yapmam Lazım? Hepimizin yaşadığı bir durumdur: Gözlük ya da kontakt lens kullanmaya başladığımızda birdenbire her şeyin daha net olduğunu fark ederiz. Ama ya bir şeyler değişmeye başladığında? “Gözüm yakını görmüyor, ne yapmam lazım?” diye düşündüğümde, aslında gözlüklerin hayatımı nasıl dönüştürdüğünü hatırlıyorum. Geçenlerde ofiste çalışırken, masamda önümdeki belgeleri okumakta zorlandığımı fark ettim. Elimi uzattım, gözlüğümü takarken bir yandan da kafamda bir soru belirdi: “Bu, yaşlanıyor olmam mı?” Hadi, gelin bu soruyu biraz daha derinlemesine inceleyelim. Gözümüz neden yakınları görmekte zorlanır? Ve bu durumda ne yapmamız gerekir? Bu yazıda, hem kişisel deneyimlerimden hem de genel olarak göz sağlığından…
Yorum BırakAsitlerin Zararları: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Üzerinden Bir Bakış Kelimeler, bir düşüncenin vücut bulmuş hali, bir duyguya şekil veren sihirli araçlardır. Edebiyat, hayatın karmaşıklıklarını ve derinliklerini anlama çabasında, bazen bizim bir anlamı ya da bir olguyu daha iyi kavrayabilmemiz için metaforlar, semboller ve anlatılar kullanır. İnsanın ruh halinden doğa olaylarına kadar her şey, kelimelerin gücüyle bir araya gelir ve içindeki anlamları açığa çıkarır. Aynı şekilde, bazı şeylerin etkisi de zamanla görünmeyen, ama bir o kadar kalıcı hasarlara yol açar. Mesela asitler. Kimyasal bir tehlike olarak bilinen asitler, edebiyat dünyasında da benzer şekilde yıkıcı ve tahrip edici semboller olarak yer bulur. Bu…
Yorum BırakAfrika Nereye Bağlıdır? İktidar, Kurumlar ve Yurttaşlık Üzerine Bir Analiz Siyaset, yalnızca devletler arasında değil, aynı zamanda toplumsal yapılar içinde de sürekli bir güç mücadelesinin alanıdır. Her toplum, kurumlar ve ideolojiler aracılığıyla, kendi iç düzenini ve meşruiyetini inşa eder. Ancak bu düzenin nasıl şekillendiği ve hangi dinamiklerin etkisi altında olduğu, her coğrafyada farklılıklar gösterir. Peki, Afrika’nın siyasal yapısı nasıl şekilleniyor? Afrika, sadece coğrafi bir yerleşim alanı mı, yoksa uluslararası güç ilişkileri, ideolojiler ve tarihsel miraslarla kurduğu bağlantılarla farklı bir yere mi bağlıdır? Bu soruyu sormak, Afrika’nın siyasi meşruiyetini, yurttaşlık anlayışını ve toplumsal katılımını sorgulamakla eşdeğerdir. Afrika, tarihsel olarak bir sömürge…
Yorum BırakAcı Eşiği Kaçtır? Güç, Düzen ve Dayanma Kapasitesi Üzerine Bir Siyasal Okuma Toplumsal hayatın içinden geçen herkes, bir noktada şu soruyla yüzleşir: Ne kadarına dayanabiliriz? Bu soru bireysel bir psikoloji meselesi gibi görünse de, aslında derin biçimde siyasaldır. Çünkü acı, yalnızca fiziksel ya da duygusal bir deneyim değil; iktidarın, kurumların ve ideolojilerin insan bedenleri ve zihinleri üzerinde bıraktığı izlerin toplamıdır. Bir toplumun “acı eşiği”, yurttaşların hangi koşullarda sessiz kaldığını, hangi noktada itiraz etmeye başladığını ve ne zaman kolektif bir kırılmanın yaşandığını anlamak için güçlü bir analitik araç sunar. Bu yazıda “acı eşiği” kavramını siyaset bilimi perspektifinden ele alıyorum: İktidar ilişkileri,…
Yorum BırakSoruşturma Evresi Ne Zaman Biter? Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Bir İnceleme Sosyolojik bir gözlemi, sıradan bir insan olarak yaparken bazen derin sorulara kapılmak kaçınılmazdır. Bireylerin davranışlarını, toplumsal yapıları ve güç ilişkilerini anlamaya çalışırken, en çok karşılaştığımız sorulardan biri şudur: Soruşturma evresi ne zaman biter? Gerçekten bir soruşturma, sadece bir yasal sürecin parçası mı, yoksa toplumsal normların, güç ilişkilerinin ve bireylerin içsel çatışmalarının da devreye girdiği bir süreç midir? Toplumda adalet arayışı ve bu arayışın nasıl şekillendiği üzerine düşünürken, soruşturmanın sadece bir yasal çerçevede sonlanmadığını, toplumsal dinamiklerle iç içe bir süreç olduğunu fark etmek zor değildir. Soruşturma evresi, bireysel,…
Yorum BırakSemantik Ölçek Nedir? Edebiyatın Dilindeki Derinlikler ve Anlatıların Gücü Kelimenin gücü, kelimelerin büyüsü, anlatıların derinliği… Edebiyatın en temel bileşenlerinden biri olan dil, sadece iletişim aracı olmanın ötesindedir. Dil, bir dünya yaratır, bir toplumu şekillendirir ve karakterlerin içsel çatışmalarını dışa vurur. Bir kelimenin taşıdığı anlam, bir cümledeki duygu ve anlatım biçimi, hikayenin bütününü nasıl etkiler? İşte tam burada semantik ölçek devreye girer. Semantik ölçek, dilin ve anlamın zenginliğini, derinliğini, yoğunluğunu ölçen bir kavramdır. Bu yazıda, edebiyat perspektifinden semantik ölçeği inceleyecek ve dilin, karakterlerin, metinlerin derinliklerine nasıl dokunduğuna bakacağız. Semantik Ölçek: Dilin Anlam Derinliği Semantik ölçek, bir kelimenin veya ifadenin taşıdığı anlamın…
Yorum BırakYemek Yedikten Sonra Ne Diyoruz? Bir Gelenek Mi, Yoksa İçten Gelen Bir Alışkanlık mı? Yemek yedikten sonra ne diyoruz? “Afiyet olsun!” mü? Yoksa “Şükür, iyi ki yedik!” gibi bir şey mi? Herkesin, bazen farkında olmadan, bu sözcükleri dile getirdiği bir an vardır. Bugün belki de çok düşünmeden söylediğimiz bu kelimelerin ardında derin bir anlam yatıyor. Bizim, günlük hayatımıza ne zaman, nasıl ve neden girdiğini fark ettiğimizde, aslında biraz şaşırıyoruz. Sonuçta, yemek sadece bir ihtiyaç değil, bir gelenek haline gelmiş bir ritüel. Ama bu ritüelin içinde neler var? Ne zaman “Afiyet olsun” dedik, ne zaman “Bismillah” diye başladık? Hep birlikte keşfedelim.…
Yorum Bırak